Yazı Detayı
04 Haziran 2021 - Cuma 21:29
 
Duman, Sokaklar ve Çığlıklar
Sude DERCAN
sudedercan14@gmail.com
 
 

 Kulağına dolan çığlık seslerinin şiddetini yitirdiğini hti. Bir dakika öncesinde genzine dolup nefes almasını engelleyen toz ve duman da o kadar ağır değildi şimdi. Tüm duyuları onu korumak için yaşadığı dünya ile arasına bir perde çekmiş gibiydi. Uykuyla uyanıklık arasında yalpaladığınız çok hassas bir an vardır. Rüya görebilirsiniz veya düşünebilirsiniz ama rüyanızı, ne düşündüğünüzü genelde hatırlamazsınız. Böyle bir trans haline geçtiğinden emin olmakla birlikte uykuya dalacak kadar konforlu hmesinin mümkün olmadığını biliyordu. Başının altındaki beton parçası, bacaklarının üzerinde belli belirsiz hala hissedebildiği tahtalar… Rahat bir uyku ortamını andırmayan ne varsa etrafındaydı. Alevlerin kırmızı kolları, gözünün görebildiği en uç noktadaki binayı sarmalarken yalnızca bir hayalden ibaretti. Yaşadığınız bu trans hali gün içerisinde de başınıza gelebilir. Hep yaptığınız, alışkın olduğunuz davranışları yaparken, mesela evinize gitmek için merdiven çıkarken bedeninize bir uyuşukluğun yayıldığını hissedersiniz. Bacaklarınız siz komut vermeden merdivenleri çıkıyor gibidir. Ne yapacağınızı düşünmenize gerek yoktur, vücudunuz ne yapması gerektiğinin farkındadır. Şu an alışık olduğu bir durumda değildi ama vücudu onu tahtaların altından çıkarmaya uğraşıyordu. Elleri, tahtaları bacaklarının üzerinden toprak zemine ittiriyordu. Bu hareketlenmeyle birlikte kulağına bir uğultudan ibaret gelen sesler yeniden şiddetini arttırdı. Dört bir yanda insanların toz ve gözyaşının birleşimiyle kirlenmiş yüzlerini görüyordu. Hıçkıra hıçkıra ağlayanlar da vardı, kendisi gibi etrafına bakınıp ne olduğunu anlamaya çalışanlar da. Bazen sıradan yaşantınızda, yani bir savaş meydanının ortasında değilken, soluduğunuz hava tozdan ibaret değilken veya işte ölüm tehlikeniz yokken de böyle hissedersiniz. Duygularınız buz kesmişçesine yaşanan hiçbir olaya tepki veremezsiniz. Bir nevi duygularınız buz kesmiştir. Mutluluk, dehşet, heyecan… Sadece derin bir sessizlik. Yaşamınızı süregelen halinde devam ettirmeye çalışmak istediğiniz tek şeydir. Yaşamının devamını görmek istediği için ayağa kalkacak gücü kendinde bulmuştu. Mutluluk, dehşet, heyecan hmek istediği için yıkıntılara tutunarak alevlerin kucakladığı binanın tersi yöne ilerliyordu. Kendini düşünmeye zorladı. Neden canını kurtarmak için kaçması gerektiğini, nereye gidebileceğini, hangi yılda yaşadığını, hangi dili konuştuğunu bile unutmuştu. Haritadaki bütün sınırların anlamsız geldiği bir durumdaydı. Bir ırkın diğerine duyduğu kin ve öfkenin, bir dine inananın başka dine inananı dinsiz saydığı anlayışın belki de en uzak ucundaydı. Herkes buradaydı işte. Belki dünyadaki bütün insanlar. Belki sadece küçük bir azınlık. Bu duman bulutunun altında sahte yardımseverliklere yer olmazken, aç bir çocuğun eline çikolata sıkıştırmak gibi, her gün dayak yiyen bir kadına kadınlar gününde gül vermek gibi gösterilerin ikiyüzlülüğü tüm iğrençliğiyle ortadaydı. Herkes yardım etmek için birbirine koşturmuyordu, herkes önce kendini kurtarması gerektiğini biliyordu. Büyük fedakarlıkların yeri sinema salonlarıydı, insanların öldüğü bu meydan değil. Bacağında tahtaların ağırlığının bıraktığı hasarla daha birkaç metre yol alabilmişken uyuşukluğundan sıyrılıyordu. Arada bir öksürüklerle hızı kesiliyordu. Nereye gittiğini bilmiyordu. Nereye kadar gidebileceğini bilmiyordu. Ölümün kıyısındayken ülkenin kıyısında olmanın bir önemi var mıydı? Çizilen sınır ancak uykuyla uyanıklık arasındaki sınır kadar geçilemez olabilirdi. Sahi, neresiydi burası? Biraz yürüyünce uçsuz bucaksız bir okyanus mu çıkacaktı karşısına yoksa sonsuzluğa uzanan bir çöl mü? Belki sıra sıra uzanan tarlalar ya da ağaçların geçit vermediği nemli ormanlar… Peki, kimden kaçıyordu? Ellerinde silahlar ve bombalarla ayırt etmeden herkesi öldüren bir örgütten mi yoksa eline yargıç tokmağı almış, sebebi olduğu ölümleri, cebine koyduğu elinde saklayan birkaç insandan mı? Uzunca bir süre yürüdükten sonra bir zamanlar yaşam alanı olan yerleşmelerin sonuna geldiğini gördü. Bundan sonrası bazı sorularını cevaplayacak, bazılarının ise asla cevaplanamayacağını anlamasını sağlayacaktı.

 
Etiketler: Duman,, Sokaklar, ve, Çığlıklar,
Yorumlar
Haber Yazılımı