Yazı Detayı
24 Eylül 2021 - Cuma 10:40
 
DEVLETİMİZE SAHİP ÇIKALIM!
Dursun YEŞİL
egirdirses@hotmail.com
 
 

Altı yüz yıl dünyada üç kıtaya hükmeden Osmanlı İmparatorluğundan kala kala son devletimiz T. C. üç tarafı denizle ve yedi çeşit düşman ülke ile sınırları çevrilmiş bir kara parçasına bilinçli olarak sıkıştırılmış durumdadır. Bu yedi sınır düşmanı ve diğer bize diş bileyen uzak düşmanlarla başımız devamlı sıkıntıda bırakılmaktadır. Buna dün olduğu gibi bugünde iç hainler yardımcı olmaktadırlar!

            Dünyanın yarısına hükmetmiş olan Osmanlı İmparatorluğunu bile batı hayranı üç soytarı damat bitirmişti. Bunlarda dış düşmanlara köpeklik yapan zavallılardı! Ama sonunda bir köşeye sıkıştık kaldık. Allah korusun ülkemizi bir düşman istilâ etmeye kalksa gideceğimiz bir komşu ülke bile yok! Hepsi “Oh” çekecek devletler!

            Günümüzde beş vakit camiden çıkmayanların bile gerçekten Müslüman ve dürüst olmadıklarını da düşünürsek adı Müslümanların yani dinsizlerin çok olduğu ülkemizde durumu siz düşünün!

            Mekke Müslümanlar tarafından fetih edildiğinde Kâbe’nin anahtarı yine eski kâfir bakıcısına teslim edilmiş! Çünkü o insan ehil olduğu, işi iyi bildiği için! Günümüzde işlerin genelde ehline verilmediği doğru ama devletimizin baki kalması için hepimizin sahip çıkması gerekir!

            Dün bizleri sen, ben davası ile boğuşturdular ama gelin aklımızı başımıza toplayalım vatana ihanet etmeyelim, devletimize ne olursa olsun sahip çıkalım! Bugünde aynı senaryolar ama sadece oyuncular değişik.

            Makam sahipleri geçicidir, devlet bakidir! Çok makam sahibi geldi, geçti, hiç birine makamları baki kalmadı, şimdikilerde kalmayacak! Devleti temsil eden yardımcı hizmetliden en yükseğine kadar görevine layık olmayabilir. Ama çoğu seçimle geldiği ve bazıları da seçilenlerin ataması ile geldiğinden devletimize sahip çıkma pahasına sabırlı olmalıyız!

            Makam sahiplerinin çoğunun devleti hakkıyla temsil etmeye layık olmadığını bende biliyorum. Çok sapık ve hırsız idarecilerle çalıştım. Sayfalarca suç tespit edip sırasıyla ilgili bütün makamlara şikâyet ediyoruz ama sonuç da bir şey çıkmıyor. Yani “Köpek köpeği ısırmaz” atasözü tecelli ediyor!

            Makamlara gelenler günümüzde genelde kıvırttırma frekansına bakılarak, arkalarını sağlam birilerine dayayarak göreve getirildiği için böyle oluyor! Bir öğretmen derste sınıfa girdiğinde yoklama yapar. Olmayan bir öğrenciyi var yazamaz.

Ama adalet dağıttığını sandığımız ceza hakîmi bile duruşma salonunda olmayan savcı için “Savcının iştiraki ile” diye karar yazıyor. Devletin jandarmasının ve savcısının iki defa hazırladığı suç dosyalarına değil, şaibeli hazırlanmış bilirkişi raporuna ve iki yalancı şahide inanıyorsa ülkemizde sorunlar, bilerek yapılan haksızlıklar çok demektir! Bu olaylar oluyor diye askerimize ve polisimize karşı gelemeyiz, devletimize ve devlet mallarına zarar vermemeliyiz! O polis ve askerler nöbet tutarken bizler sıcak yataklarımızda yatıyoruz!

Bu böyle yazdırıyorsa muhtar seçtiğimiz köyün en sahtekârı neler yapmaz! Suçu önce kendimizde aramalıyız. En dürüstleri yönetici ve vekil seçemiyorsak şikâyet etmeye gerek yoktur!

            Devletimizi bugün temsil edenler kadar yarın temsil etmeye hazır olanlarında olgun, dürüst, vatansever olmaları gerekiyor. Seçimle gelmiş bir Cumhurbaşkanı için sözde muhalefet lideri “Benim Cumhurbaşkanım değil” diyorsa ve daha sonra her türlü kıvırmayı yapıyorsa başka söz gerek yoktur. Seçimle gelen kim olursa olsun saygı duymak zorundayız. Şahsını sevmeyebilirsiniz ama devletimiz adına yanlış söz bile söylemememiz gerekir! Kendi hatalı olanın başkasındaki hatalarını görmeye hakkı yoktur!

            Allah bizleri yaratırken hiç birimize ırkımızı, memleketimizi, ana ve babamızı, cinsiyetimizi vb. soruları sorarak yaratmadı! Onun için birbirimizi aşağılamaya ve boğuşmaya hakkımız yok! En az bu ülkede karışık kardeş gibi yaşadığımıza göre yine yaşamaya devam edelim. Çünkü altmış km den bir damla kanın kokusunu alan çevremizde çok köpek balığı var, onlara fırsat vermeyelim!

            Siyasilerin oy hesabına çoğu halkımızın da Müslüman sanarak destek verdiği Fetö haini bile memleketimize çok zarar verdi. İki yüz elli bir canımız gitti. Gezi olayları bile hainlerin yerli uşakları kullanmasıyla yapıldı. Devletimiz çok zarar gördü. Yeni Fetö ve gezi olaylarına fırsat vermemeliyiz. Yıllardır görevlere iktidarlar kendi görüşündeki kişileri getirdiler.

            Ülkemizde herkes dürüst kişi istiyor ama genelde dürüst değiliz ve üç, beş dürüste de sahip çıkmıyoruz! Kelaynaklar korumaya alındı ama dürüstler ne yazık ki korumaya alınmadı. Üstelik suçlu ve hain ilan ediliyorlar!

            Eğer onlara fırsat verirsek sonumuz Libya, Suriye, Irak, Arakan vb. çok çeşitli sıkıntı yaşayan ülkelere döneriz. Hepimiz az çok aynı haklardan yararlanmaktayız. Ülkesinde yaşayanların çoğuna kimlik bile vermeyen zalimlerin sonu demokrasi getiren zalimlerden kaçarak lağım çukuruna saklanmak oldu!

            Ama o ülke insanları daha beter zalimleri görünce kendi zalimlerini mum ile arar oldular!

 

 
Etiketler: DEVLETİMİZE, SAHİP, ÇIKALIM!,
Yorumlar
Haber Yazılımı